araştırma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
araştırma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2018 Cuma

Etik Liderlik


          Liderlik büyük örgütlerin oluşması ve bunların sevk ve idare gereksinimleri ortaya çıktığı sanayi devriminden beri önemli bir konudur. Önce örgütler daha sonra da liderlik önemli inceleme alanları olmuştur.
            Etik ise felsefenin bir konusu iken son yıllarda uygulamalı etik alanında önemli gelişmeler yaşanmış ve bu konu üzerine birçok çalışma yapılmıştır. Günümüzde etik evrensel değer biçimi olarak hayatımızın insanlarla ilişkili her alanında kendine yer bulmaktadır.
            Günümüz literatüründe daha çok “Etik Liderlik” şeklinde kullanılsa da “Etik Önderlik” şeklinde çalışmalar da mevcuttur (Öktem & Ömürgönülşen, 2005). Bu raporda etik liderlik incelenmiş olup, önce etik daha sonra liderlik ve en son etik liderlik üzerine literatür taraması yapılmış etik liderlik ve örgüt ilişkileri hakkında bilgi verilmiştir.

1 Mart 2018 Perşembe

Etik Açıdan Takdir Yetkisi

Takdir yetkisi (Pouvoir discretionnaire) idarelerin yasalar ile belirtilmemiş alanda serbestçe karar verebilmesi anlamına gelir (PEKİNER, 1961, s. 1-2). Ancak bu kararların da yargı denetimine açık olması gerekir. Yargının da idari işlemlerin hukuka uygunluğunu kontrol yetkisi vardır. Takdir yetkisi ve bağlı yetki iki ayrı kavramı ifade eder. Bağlı yetki idarelerin üzerinde tasarruf hakkı bulunmayan eylem ve işlemleridir. Örneğin bir üniversite, kazanan her öğrencinin kaydını yapmak zorundadır. Bu tür yetkilere bağlı yetki denir. İdarenin tüm kullanacağı yetkileri için düzenleme getirebilmek pratikte imkansızdır. Rutin işlevlerine getiren düzenlemelerle yetkileri bağlı yetki kapsamına alınabilinirken farklı olay ve zamanda daha esnek karar alması gerekebilir. Bu durum takdir yetkisi ile aşılır. Takdir yetkisi şekil, sebep, konu ve maksat içeriğini barındırır ve hukuki olarak bu unsurlar üzerinden incelenir. Yargı yerindelik denetimi yapamaz. (Çağlayan, 2003, s. 173-177) Maksattan kasıt ise kamu yararıdır. Kamu kurumlarını yöneten idareler kamu yararı dışında bir maksadı olamaz. Kamu yararı olup olmamasının incelenmesi de yargı yolu ile olur. İdare keyfi bir şekilde takdir yetkisini kullanamaz (Özer ve Demir Avukatlık, 2014, s. 1). Takdir yetkisi doğası gereği yönetmelikler ile düzenlenmeyen alanda kullanılmak için verildiğinden her zaman tartışma konusu olmuştur.

28 Şubat 2018 Çarşamba

Kamu Etiği Açısından İdeal Bürokrasi Kuramı


Maximilian Weber ideal tip bürokrasi kavramı ile olması gereken en iyi bürokrasi ya da arzulanan ulaşılmaya çalışan bürokrasi kavramlarını değil daha çok belli koşullar altında ve pratikte görülmeyen teorik bir bürokrasi kuramını anlatmıştır (Sevgi, 2012, s. 1).
            Weber’in ideal bürokrasi yasalara ve rasyonelliğe vurgu yapar. Kamu görevlilerinin yetki ve sorumlulukları yasalar ile belirtilmiş olmalıdır. Bu yasalar sayesinde kamu görevlisi emirleri yerine getiren bir kapı kulundan kamu hizmeti yapan bir görevliye dönüşmüş olur (Dursun, 2012, s. 143). Kamu görevlilerinin yasalara uygun davranması hem hukuki hem de etik bir zorunluluktur (Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri, 2005). Böylece hizmetinde esas alacağı bir kamu yararı kavramı doğmuş olur. Kamu yararına uygun davranmak ise kamu etiğinin başlıca kaynağını oluşturur (Uluğ, 2009, s. 10).  

27 Şubat 2018 Salı

Avrupa Konseyi Kamu Görevlileri İçin Davranış Kuralları İle Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkelerinin Karşılaştırılması


Avrupa Konseyi Kamu Görevlileri İçin Davranış Kuralları” ilk maddesi bu ilkelerin tüm kamu görevlileri için uygulanacağı ve kamu hizmeti gören özel organizasyon çalışanlarına da uygulanabileceği belirtilmiştir. İstisna olarak ise halk tarafından seçilen yöneticiler, hükumet üyeleri ve yargı mensupları kapsam dışı bırakılmıştır.  Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri” ikinci maddesinde daha detaylı olarak kamu görevlileri sıralanmış ve bu ilkelerin bu görevliler için geçerli olduğu ancak istisnalar olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri, Bakanlar Kurulu üyeleri, Türk Silahlı Kuvvetleri, yargı mensupları ve üniversiteler sıralanmıştır. Burada Avrupa Konseyi tüm seçilmişleri kapsam dışı bırakırken Türkiye’de mahalli yönetimler de kapsam içinde tutulmuş ancak üniversite ve TSK kapsam dışına çıkarılmıştır. Üniversite ve TSK’nın niçin kapsam dışına çıkarıldığına bir netlik de getirilmemiştir. Ayrıca seçilmişler olarak tanımlanan belediye başkanları ise bu yasa kapsamı içine alınmıştır.

26 Şubat 2018 Pazartesi

Demiryolu Kazaları


            Demiryolları tüm dünyada yaygın olarak kullanılan temiz hızlı ucuz ve çevreci bir ulaşım ağı sağlamaktadır. Bu ulaşım ağı tarihsel sürecinde birçok gelişme ile birlikte kazalara da sahne olmuştur. Havayolu ulaşımından sonra en güvenli ulaşım şekli olan demiryolları kazaları sadece ulusal çapta değil uluslar arası çapta da yankı bulmaktadır. Teknoloji geliştikçe kazaların önlenmesi ve oluşan kazalara müdahale yöntemleri de gelişmektedir. Avrupa Birliği’nin de demiryolu güvenliği ile ilgi yayınladığı 2004/49/EC kodlu demiryolu güvenlik direktifleriyle uluslar arası bir norm oluşmaya başlamıştır.

Birinci ve Onbirinci Kalkınma Planları



            İlk kalkınma planı 1963-67 yılları arasını kapsar. Kalkınma planlarının yapılması 1960 darbesi sonrası oluşturan 1961 anayasasında yer almaktadır. Bu plan 15 yıllık bir kalkınma perspektifinin ilk ayağını oluşturur. İlk bölümde mevcut durum ortaya konmuştur. İkinci bölümde 15 yıllık kalkınma perspektifinin nedenleri sıralanmıştır. Diğer bölümlerde toplumsal yapılar, ekonomik kalkınma, sektörlerin durumu ve gelecekleri ele alınmıştır.
            Bilimsel araştırmalar için bütçe ve personeller belirlenmiştir. Kütüphanelerin kurulması bu kütüphanelere yabancı yayınlar ve çevirilerinin konulması planlanmıştır. Bilim insanlarının yetiştirilmesinde seçici davranılacağı ve maddi imkanlarının iyileştirileceği belirtilmiştir. Planda Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurulu’nun kurulması geçmektedir. Bu bugün halen varlığını sürdüren TÜBİTAK’ın kurulmasını sağlamıştır.

13 Şubat 2018 Salı

Uluslararası İnşaat Projelerinde Yapı Bilgi Modellemesi (Bim) Kullanımı Ve Uygulamaları

          Yapı tasarım sektörü şimdiye kadar birçok değişimden geçti. Yapı tasarımcıları hesap cetvelleri ile tablolardan ve elle yapılan işlemler ile hesaplama yaparken, önce hesap makinelerinin yaygınlaşması ile hesap cetvelleri ve elle yapılan işlemler hızlanmış ancak asıl büyük değişim bilgisayarların yaygınlaşması ile yaşanmıştır. Proje çizimleri rapido kalemlerle yapılırken CAD sistemlerinin yaygınlaşması ile devrimsel bir değişim gerçekleşti. Bir anda tasarım ofislerinde aydıngerler ortadan kalkmış, teknik ressamlara olan ihtiyaç giderek azalmıştır. Proje çoğaltmak için gidilen ozalitçiler, dijital baskı merkezlerine dönüşmüştür.  Artık hem hesap hem grafik modelleme ile çizim yapan bütünleşmiş programlar kullanılmaktadır. Bu dönüşüm çok hızlı bir biçimde olmasının sebebi büyük bir ihtiyaca karşılık gelmesidir. Son yıllarda kullanılmaya başlanan ve giderek yaygınlaşan BIM (Building Information Modeling) ise henüz sektörde topyekun bir dönüşüm yaratamamıştır. Bunun sebebi yeni bir şey yapmaktan çok var olan işleri tek çatı altında toplamasıdır.  Ancak giderek daha fazla uzmanın çalıştığı projeler, daha karmaşık ve büyük yapılar yapıldıkça bu sistemin yaygınlığı hızla artacaktır.

7 Ocak 2018 Pazar

Gesteland’ın Kültürel Boyutları

        Richard R. Gesteland iş hayatında kültürel farklılık davranışlarını karşılıklı olarak incelemiştir. Amerikalı bir iş adamı olan Gesteland 30 yıl boyunca 45 farklı kültürü incelemiş ve bu kültürlerin davranışlarını karşılaştırmalı olarak ele almıştır. 4 boyutta incelenen kültürel davranışları bölge bazlı olarak ele almıştır. Bu 4 boyut anlaşma odaklı - ilişki odaklı, formal – informal,  monokronik – polikronik, iletişime açık – içine kapanık şeklinde sıralanabilir.



4 Ocak 2018 Perşembe

Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetlerinde Karşılaşılan Problem Ve Avantajlar

   
Türkiye sayı olarak en fazla müteahhitte sahip ülkelerden biri. Bu sayı yurt dışında da benzerlik göstermektedir. ENR Top 225 listesinde kimi seneler en fazla müteahhit sokan ikinci ülkedir. 1972 yılında STFE’nin Libya’da liman ihalesi almasıyla başlayan yurtdışı müteahhitlik hizmetlerimiz büyüyerek devam ediyor. Bu süreçte elde ettiğimiz bazı kazanımlarımız, avantajlarımızın ve karşılaştığımız problemler NAFİA kitabı sayfa 129 ile 195 arasındaki söyleşiler bölümü kaynak alınarak aşağıda sıralanmıştır.

3 Ocak 2018 Çarşamba

APPLE Kuruluş Hikayesi

Steve Jobs, Steve Wozniak ve Ronald Wayne tarafından 1976 yılında kurulan Apple yıllık 215 milyar dolar gelir ile(2016) dünyanın en büyük şirketleri arasındadır. (1)

Steve Wozniak lisede elektroniğe ilgili bir genç. Üniversiteye başladığında önce Hewlett-Packerd’de(HP) yarı zamanlı daha sonra ise tam zamanlı olarak çalışmaya başlar. Bu sırada kendi gibi elektroniğe meraklı gençlerin toplandığı amatör homebrew elektronik kulübünün davetine icabet eder. Burada devre kartına birkaç parça lehimleyerek oluşturulan ”Altair” adında bir bilgisayar kiti görür. Bu ilk kişisel bilgisayarı yapmak için Wozniak’a ilham kaynağı olur. Hemen kolları sıvayan genç dahi klavyesi ve ekranı olan bir tümleşik ilk bilgisayarı tasarlar. Bu tasarımını ilk olarak arkadaşı Steve Jobs’a gösterir.



Jobs ile Wozniak daha önce blue box adında bedava telefon görüşmesi yapılmasını sağlayan bir alet satışında beraber çalışmışlardı. Bu aleti tabi ki Wozniak tasarlamıştı. Wozniak mükemmel bir mühendis ve az bulunur bir deha olmasına rağmen para işleri ile hiç ilgilenmeyen içine kapanık bir nerd’dü. Steve ise bilgisayara meraklı olsa da üniversiteyi bırakıp Hindistan'a giden döndüğünde ise ot partilerine takılan bir hippiydi ancak hırslı ve pazarlama yeteneği ile doluydu. Bu ikilinin birbirini tamamlayan kişilikleri dünyanın en büyük şirketlerinden birini kurmalarını sağlayacaktı.

24 Ekim 2017 Salı

Network Governance İle POSDCoRB

            Son yirmi yılda yönetim ve örgüt kuramında policy networks ya da network governance kavramları ortaya çıkmıştır. Türkçe yazında ise genelde ağ yönetişimi ismi kullanılmaktadır.
            Ağ yaklaşımını klasik yönetim anlayışından ayıran en önemli fark hiyerarşik yapısıdır. Klasik yapı en alttan en üstte doğru bir piramit şeklinde katı bir yapı ile en üst yöneticiye ulaşır. Orta veya alt seviyeden bir yönetici tepe yönetimi ile doğrudan ilişkisi kuramaz. Ağ yaklaşımında ise bu dikey yapı olabildiğince azaltılır. Yatay organizasyon şeması ile yöneticiler koordinatörlere dönüşür.


ağ şebeke yönetişimi

14 Ekim 2017 Cumartesi

Dijitalleşen Kamu Kurumlarında Posdcorb Süreçlerinin Değişimi

            Posdcorb kavramı 1930’lu yıllarda kamu yönetimi alanında Luther Gulick tarafından hazırlanan raporda geçmiştir. Yönetim süreçlerinin baş harflerinden oluşturduğu bu kavram o zamandan günümüze kullanılmaktadır. Bu süreçler planlama, örgütleme, insan kaynakları, yönlendirme, koordinasyon, bilgi verme ve bütçelemedir. Günümüzde halen geçerli bu kavramların zamanla kullanım şekilleri değişmiştir.


dijitalleşen dünyada kamu kurumları

İş Süreçlerinde Elektronik Belge Yönetim Sistemi Kullanımı Öncesi Ve Sonrası

            Ebys öncesi belgenin oluşturulması paraflanması imzaya götürülmesi imzalanması ve postalanması gibi süreçler uzun zaman alırken EBYS sayesinde artık saniyeler içinde yapılmaktadır. 7 gün 24 saat gelen belgeler incelenmekte ve belge oluşturulmaktadır. Ayrıca belgelerin gizliliğinin korunması da eski sisteme göre daha az kişi belgeleri gördüğünden daha güvenli hale gelmiştir. Belgelerin arşivlenmesi ve daha sonra çağrılması da kolaylaşmıştır. İmza için bekleme amire imzaya götürme gibi fiziksel durumdan ortadan kalkmıştır.


elektronik arşiv ve veri sağlama

Elektronik Belge Yönetim Sistemi

Ebys kullanımı ile tüm belgelerin dijital ortamda daha hızlı, güvenilir ve düşük maliyetli olarak oluşturulması gönderilmesi ve saklanması amaçlandı. Birçok kamu kurumda da bu sisteme geçiş yapıldı. Bu yeni sistemin uygulayıcılar, yöneticiler ve devlet açısından farklı etkileri oldu.

elektronik belge yönetimi

13 Ekim 2017 Cuma

Bürokrasiden Netokrasiye



    Devlet örgütlenmesi diğer birçok örgütten daha büyüktür. Devletlerin kuruluşundan bu yana devleti yönetenler çeşitli araçlar kullanmıştır. Bu araçlar bütünü bürokrasidir. Bürokrasinin bir takım kuralları ve usulleri vardır. Bu kural ve usuller işlerin düzenli ve adil olarak ilerlemesine olanak sağlar. Ancak teknoloji ve haberleşme sistemleri değiştikçe bu usul ve kurallar yetersiz ve yavaş kalmaktadır. İnternetin ortaya çıkması ile tüm kurumlar zaman farkı olmaksızın aynı anda birbiri ile bağlantı kurabilmektedir. Artık kâğıt işlerinin yerini sanal formlar almıştır. Bu dönüşümü verimli bir şekilde kullanarak devlet bürokrasisine adapte edildiğinde bürokrasi yerine  netokrasi kavramına geçilmiş olacaktır.


netokrasi ve bürokrasi