27 Şubat 2018 Salı

Avrupa Konseyi Kamu Görevlileri İçin Davranış Kuralları İle Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkelerinin Karşılaştırılması


Avrupa Konseyi Kamu Görevlileri İçin Davranış Kuralları” ilk maddesi bu ilkelerin tüm kamu görevlileri için uygulanacağı ve kamu hizmeti gören özel organizasyon çalışanlarına da uygulanabileceği belirtilmiştir. İstisna olarak ise halk tarafından seçilen yöneticiler, hükumet üyeleri ve yargı mensupları kapsam dışı bırakılmıştır.  Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri” ikinci maddesinde daha detaylı olarak kamu görevlileri sıralanmış ve bu ilkelerin bu görevliler için geçerli olduğu ancak istisnalar olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri, Bakanlar Kurulu üyeleri, Türk Silahlı Kuvvetleri, yargı mensupları ve üniversiteler sıralanmıştır. Burada Avrupa Konseyi tüm seçilmişleri kapsam dışı bırakırken Türkiye’de mahalli yönetimler de kapsam içinde tutulmuş ancak üniversite ve TSK kapsam dışına çıkarılmıştır. Üniversite ve TSK’nın niçin kapsam dışına çıkarıldığına bir netlik de getirilmemiştir. Ayrıca seçilmişler olarak tanımlanan belediye başkanları ise bu yasa kapsamı içine alınmıştır.


            İlkeler incelendiğinde “Avrupa Konseyi Kamu Görevlileri İçin Davranış Kuralları” (Madde 4) ve “Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri” (Madde 5) birbirine benzer olarak kamu görevlilerinin tarafsız olması gerektiğini vurgulamaktadır. Her iki belgede de yasallık ve kamu kurumunun misyonuna uygun davranma vurgusuna yer verilmektedir.
            Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri” (Madde 7) kamu hizmetinden yararlananlara gerekli açıklayıcı bilgilerin verilmesinden bahsederken “Avrupa Konseyi Kamu Görevlileri İçin Davranış Kuralları” içerisinde böyle bir madde bulunmamaktadır. Bu bilgi edinmenin kamu etiği açısından önemli bir alan olduğu göz önüne alındığında Türkiye’deki yasanın bu konuda daha detaylı hazırlandığı söylenebilir. “Avrupa Konseyi Kamu Görevlileri İçin Davranış Kuralları” (Madde 11, 22) ve “Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri” (Madde 18) kamu görevlilerinin resmi bilgileri yetkileri çerçevesinde kullanılması konusunda uyarmaktadır. Resmi bilgilerin kamu yararı kapsamı dışında ve yetkisiz kullanılması etik açıdan sorun oluşturmaktadır. Kişisel bilgilerin gizliliğinin koruma altında olması gerekliliği de bu madde ile etik çerçeveden incelenmiştir.
            Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri” (Madde 9) kamu görevlilerinin takdir yetkisinden ve kamu hizmetini eşit, tarafsız sağlayacağından bahseder. Siyasi tarafsızlıkta bu madde de yer almaktadır. “Avrupa Konseyi Kamu Görevlileri İçin Davranış Kuralları” (Madde 6, 7, 16) benzer ilkeleri tek bir madde yerine birçok madde de belirtmiştir. Bu madde kamu hizmetinden yararlanan kesime eşit davranılması gerekliliğini vurgular. Neopotik, siyasal, mikro milliyetçilik (hemşehricilik) gibi yaklaşımlarda bulunmak kamu etiği açısından yanlıştır. Özellikle takdir yetkisinin kullanılmasındaki maksat kamu yararı dışında bir şey olamaz.
            Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri” (Madde 10,11) saygınlık ve güven kamu görevlilerinin birbirleri ile olan ilişkinin çerçevesini çizmiştir. Kamu hizmetleri verilirken bu hizmetlere olan güvenin sarsılmaması gerektiği ve hizmetin doğru, zamanında ve eksiksiz yerine getirilmesinin kamu etiği açısından önemi vurgulanmıştır. Bu madde de sıralananların ayrıntısı esasında kamu hizmetinde yaşanabilecek aksaklıkların da bir listesi gibidir. Burada kamu görevlisine düşen görev hem çalışma arkadaşları ile hem de hizmet lanlar ile ilişkisini etik ilkelerini belirlemektedir. Devlet işinin aksatılması tüm kamuya olan güveni zedeleyeceğinden kamu görevlisinin devleti temsil ettiğini aklından hiçbir zaman çıkarmaması gerekmektedir. İşi savsaklamak, bugün git yarın gel ile vatandaşı oyalamak etik dışı davranışlar arasında sıralanmıştır. Bu maddelerde kamu görevlilerinin hizmet standartlarını, dürüstlük ilkelerini sıralarken “Avrupa Konseyi Kamu Görevlileri İçin Davranış Kuralları” (Madde 5) daha yüzeysel biçimde kamu görevlilerinin etik davranışlarını düzenlemiştir. Burada Türkiye’de yayınlanan belgenin daha ayrıntılı olduğu göze çarpmaktadır. Avrupa Konseyi belgesi ise daha yüzeyseldir.
            Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri” (Madde 12) kamu görevlilerinin etik ile bağdaşmayan davranışları gördüklerinde yapması gerekenleri açıklar. Burada kamu görevlisinden sadece yetkili makama ihbarda bulunması istenir.  Avrupa Konseyi Kamu Görevlileri İçin Davranış Kuralları” (Madde 12) ise çok daha ayrıntılı olarak bu konuyu ele alır. Burada önce ihbar etmesi daha sonra tatmin edici bir cevap alamadığında kurumun başına yazı ile bildirmesi yükümlülüğü getirilir. Her iki belgede de ihbar eden kamu görevlisinin kimliğinin gizlenmesi esasına yer verilmiştir. Ancak Türkiye’deki yasa uygulamaya daha az yer vermiştir. Bu da uygulama alanında bazı sakıncalar doğurabilir. Kamu görevlisi etik dışı davranışları gözlemlediğinde veyahut maruz kaldığında bunu ihbar etmekten çekinebilir. Bu ihbar mekanizmasının ihbar edenin bilgilerini gizleyerek mağdur edilmesinin önüne geçilmesine çalışılmış ise de sadece bir üst amire ihbar ile bu mümkün değildir. Bağımsız bir kurula ihbar ise uygulama da daha etkin bir yol olacaktır.
            Çıkar çatışması, yetkilerin kötüye kullanılması, hediye alma, kamu kaynaklarının kullanılması konularında ise iki belgede de benzer hükümler yer almaktadır. Burada dikkat çeken husus ise hediye alma ile ilgili Türk yönetmeliğinde uzun maddeler halinde istisnalar sıralanmıştır. Bu istisnaların geleneklerdeki hediye verme ve alma alışkanlığından ileri gelmesi muhtemeldir. Türkiye’de hediye verme bir sevgi ve saygı göstergesi, bir adet iken hediyeyi kabul etmemek ise saygısızlık olarak algılanabilir. Böylece yönetmelik kamu görevlilerinin düşeceği bir ikilemde kapsamlı bir yol gösterici olarak kullanılabilir. Bu etik bilinç yayılıp içselleştirildikçe de hediye alma ve verme konusundaki bu ikilemler ortadan kalkacaktır.
            Yöneticilerin hesap vermesi konusu her iki belgede de (“Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri” (madde 20) ve “Avrupa Konseyi Kamu Görevlileri İçin Davranış Kuralları” (madde 25) geçmekte benzer olarak yöneticilerin örnek ve etik dışı davranışlara karşı proaktif bir yaklaşımda olması beklenmektedir. Personelinin yapacağı etik dışı davranışlardan yönetici de sorumlu tutulmaktadır. Burada önemli bir kavram olan hesap verilebilirliğin olması için verilerin ulaşılabilir olması gereklidir. Bu da şeffaflık dediğimiz kavramdır. Bu kavram kamu etiğin de önemli bir yer tutmaktadır. Yöneticilerin sorumluluktan kaçma ve yaptıkları işlemlerde daha serbest olma istekleri hesap verebilirlik konusuna ön yargı ile yaklaşmalarına sebep olabilir. Hesap vermenin kamu etik ilkelerinden biri olması ve bunun uygulamada rutin olarak uygulanması bu ilkenin içselleştirilmesine yardımcı olacaktır.
            Eski kamu çalışanları ve kamu çalışanlarına gelen iş tekliflerinde iki belge paralellik gösterir. Ancak mal beyanında bulunulması yalnızca “Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri” Madde 21 de belirtilmiştir. Bu madde esasında daha ayrıntılı biçimde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu Madde 14’te de geçmektedir. Buna paralel “Avrupa Konseyi Kamu Görevlileri İçin Davranış Kuralları” Madde 14’te çıkarların deklare edilmesi başlığı ile ele alınmıştır. Kişisel ilişkiler ile çıkar sağlama konusunda kontrol mekanizması öncelik ile kamu görevlisinin kendisidir. İş yerinde edindiği ilişkilerden yararlanarak kendine çıkar sağlaması kamu görevlisi için etik değildir. Bu ikilemde kalan kamu görevlisi ilk önce “Ben bu görevde olmasaydım aynı teklif aynı şartlarda bana gelir miydi?” sorusunu sorması gerekir
            Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri”nin üçüncü bölümünde uygulama ve etik kültürün yayılması hakkında detaylı hükümler bulunmakta ve “Etik Komisyonu” tanımlanmaktadır. Personelin sicil dosyasındaki performans değerlendirmesinin bu yönetmelik kapsamında değerlendirilmesi istenmektedir. Ayrıca kurum yöneticilerine kamu etiği bilinci yaymak görevi verilmiştir. Bu yönde yayın ve eğitim vermeleri gerekliliği vurgulanmıştır.  Yönetmelikte bulunan ilkelere ek olarak her kurum kendi etik ilkelerini ve kültürünü oluşturması gerekliliği belirtilmiştir. Kurumlara yüklenen bu etik ilke oluşturma ve etik kültür yayma görevleri kurulacak etik kurul tarafından gerçekleşecektir. Bu bağlamda bu maddeler “Avrupa Konseyi Kamu Görevlileri İçin Davranış Kuralları  içinde bulunmamaktadır. Dördüncü bölümde ise başvuru ve incelemelerin nasıl olacağı ayrıntılı bir biçimde ele alınır ve bu yönetmelik hükümlerinin başbakan tarafından yürütüleceği belirtilir.
            Sonuç olarak “Avrupa Konseyi Kamu Görevlileri İçin Davranış Kuralları” bir çerçeve çizerken “Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri” bu çerçeveye paralel ve içinde uygulamaya yönelik hükümler de barındıran bir belgedir. Farklılık esas olarak uygulama detaylarındadır. Türk yönetmeliği genel olarak daha fazla uygulama detayı vermiştir. Ancak tekrar vurgulamak gerekir ki “Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri” kamu içindeki bazı kurumları istisna saymıştır.

Avrupa Konseyi Kamu Görevlileri İçin Davranış Kuralları. (2000, Mayıs 11). Aralık 21, 2017 tarihinde https://www.gtb.gov.tr/data/5208d194487c8e14044289f7/av.kon.davranis.doc adresinden alındı
Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri. (2005, Nisan 13). Resmi Gazete

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme