25 Ocak 2019 Cuma

YANGIN MERDİVENLERİNDE KOMPOZİT MALZEME KULLANIMI


Yangın merdivenleri malzeme bakımından çoğunlukla iki türde üretilir. Bunlar çelik ve betonarmedir. Betonarme yangın merdivenleri ağır, yapımı zor ve genelde bina içinde kullanılırlar. Çok yer kapladıkları için daha fazla ölü alan yaratırlar. Çelik yangın merdivenleri ise çok daha hafif ve daha az yer kaplarlar. Ancak çeliğin ısı iletim kapasitesi çok yüksektir ve bir yangın anında ileteceği ısı ile yangın merdivenini kullanan insanlarda el ve ayak yanıklarına yol açabilirler. Ayrıca dış cephede kullanılan çelik merdivenlerin korozyona karşı korunması önemli bir bakım programı gerektirmektedir. Ayrıca tarihi yapıların dokusunu bozmadan yangın merdveni eklenebilmesi için de bu iki malzeme yetersiz kalmaktadır.


Betonarme ve çeliğin güçlü yönlerini bünyesinde birleştirebilecek yeni bir seçenek ise kompozit malzemelerdir. Yangın merdivenlerini kompozit malzemeler ile üreterek betonarme ve çeliğe alternatif oluşturulabilir. Birçok kompozittin yangına karşı dayanımı düşüktür. 300-400oC sıcaklıklara gelindiğinde alev alma, duman ve zehirli gaz çıkışı olmaktadır. Buna rağmen doğru malzeme ve üretim yöntemi ile kompozit ateş kalkanları ve yalıtım malzemeleri üretilebilmektedir. Bu durumda kompozit malzemelerin diğer dayanım parametreleri yanında yangına karşı dayanımı ön plana çıkmaktadır.
Bu projede polimer matrisli kompozit malzemelerin yangına dayanımları araştırılarak yangın merdiveni yapımına uygun kompozit malzeme seçimi yapılacaktır. Kompozitler sayesinde mevcut yapılara eklenecek yangın merdivenlerinin yapıya etkileri ve estetik görünüşleri gibi konularda çelik, betonarme gibi konvensiyonel malzemelere alternatif bir seçenek eklenmiş olacaktır. Çelik merdivenlere kıyasla daha az bakım gerektirmesi bina yöneticilerinin iş yükünü azaltıp güvenliği arttıracağı gibi betonarmeye kıyasla daha az yer kaplayıp ölü alanları en az seviyeye indirecektir.
İlk aşamada yangın ve yangın merdivenlerine uygun kompozit malzemelerin araştırılması ve seçimi yapılacaktır. İkinci olarak ise seçilen malzeme üzerinde standartlarda belirtilen deneyler uygulanacaktır. Son aşamada ise en uygun kompozit malzemler seçilecek ve yangın merdivenine uygun malzemenin üretilmesi ile de bu proje amacına ulaşacaktır.
İleriki aşamalarda bu çalışmadan elde edilen veriler ile yangına dayanıklı malzemeler ve yangın merdiveni konularını içeren standartlar geliştirilebilir.
Her yıl çıkan yangınlar neticesinde binlerce kişi ölmekte ve yaralanmaktadır. (1) Binalarda yangın güvenlik önlemleri iki şekilde ele alınmaktadır. Bunlar; pasif yangın güvenlik önlemleri ve aktif yangın güvenlik önlemleridir. Pasif yangın güvenlik önlemleri; mimari proje aşamasında tasarlanan, bina inşaatında yapılan ve kalıcı işlevi bulunan önlemlere denir. (2) Binaların pasif yangın güvenliğinin sağlanması için yangın anında bina içindeki insanların güvenli bir şekilde boşaltılması gerekmektedir. (3) Bu gerekliliği yerine getiren en önemli yapı elemanı ise yangın merdivenleridir. Yeni yapılan binalar dışında tarihi eser niteliğinde yapılarında kullanımı sırasında yangın güvenliği önemli bir konudur. (4) Bu tür kültür varlıklarının kullanımında kent dokusunu bozmaması açısından yangın merdivenlerinin yapılması estetik bir önem de arz etmektedir.

Yangın: Maddenin ısı ve oksijenle birleşmesi sonucu oluşan yanma reaksiyonlarına denir. (5)
Yangın ya da diğer adıyla Kaçış merdiveni, yangın hâlinde ve diğer acil hâllerde binadaki insanların emniyetli ve süratli olarak tahliyesi için kullanılabilen, yangına karşı korunumlu bir şekilde düzenlenen ve tabii zemin seviyesinde güvenlikli bir alana açılan merdivendir. Yangın merdivenlerinin duvar, tavan ve tabanında hiçbir yanıcı malzeme kullanılamaz ve bu merdivenler, yangına en az 120 dakika dayanıklı duvar ve en az 90 dakika dayanıklı duman sızdırmaz kapı ile diğer bölümlerden ayrılır. Yangın merdivenlerinin kullanıma uygun şekilde boş bulundurulmasından, bina veya işyeri sahibi ve yöneticileri sorumludur.
Yangın merdiveninin özellikleri:
-        Kaçış merdivenlerinde her döşeme düzeyinde 17 basamaktan çok olmayan ve 4 basamaktan az olmayan aralıkla sahanlıklar düzenlenir.
-        Bina yüksekliği 15.50 m'den veya bir kattaki kullanıcı sayısı 100 kişiden fazla olan binalarda dengelenmiş kaçış merdivenlerine izin verilmez.
-        Sahanlığın en az genişliği ve uzunluğu, merdivenin genişliğinden az olamaz. Basamakların kaymayı önleyen malzemeden olması şarttır.
-        Herhangi bir kaçış merdiveninde basamak yüksekliği 175 mm'den çok ve basamak genişliği 250 mm'den az olamaz.
-        Kaçış için kullanılmasına izin verilen merdivenlerde, basamağın kova hattındaki en dar basamak genişliği, konutlarda 100 mm'den ve diğer yapılarda 125 mm' den az olamaz.
-        Herhangi bir kaçış merdiveninde basamak yüksekliği 18 cm'den çok ve basamak genişliği 20 cm'den az olamaz.
Mevcut yapılarda dairesel merdivenlerin, yanmaz malzemeden yapılması ve en az 70 cm -        genişlikte olması gerekir. Dairesel merdivenin genişliği, bir kattaki kullanıcı sayısının 60 kişiden fazla olması hâlinde 80 cm'den az olamaz.
-        Basamağın kova merkezinden 50 cm uzaklıktaki basamak genişliği 25 cm'den az ve basamak yüksekliği 175 mm'den fazla olamaz.
-        Dış kaçış merdivenlerinin; korozyona karşı korunması, yeterli dayanım ve taşıma kapasitesine sahip olması ve acil durumlarda kullanılabilir olması gerekir.
-        Kat sınırlamasına bakılmaksızın tüm umumi binalar ile iskân edilebilir bodrum katlar dâhil 5 bodrum katında iskan edilemeyen binalarda 4 (Zemin dâhil) kat ve daha fazla olan binalarda yangın merdiveni yapılması zorunludur. (6)
Yapı Malzemelerinin Yangına Dayanımı
Avrupa Komisyonu tarafından, Yapı Malzemeleri Direktifi kapsamında ortaya konan temel gerekler doğrultusunda ortak Avrupa yangın sınıfları ve prosedürleri oluşturulmaktadır. Bu kapsamda Komisyonun, 2000/147/EC sayılı Kararı ile yapı malzemelerinin yangına tepki performans sınıfları, 2000/367/EC sayılı Kararı ile yapı elemanlarının yangına direnç performans sınıfları ortaya konmuştur. (7) Yapı malzemelerin yangın sınıfları yer döşemesi ve yer döşemesi olmayan malzemeler için ikiye ayrılmıştır.  (8) TS EN 13501-1 Standardı ile malzemelerin yangına dayanımı sınıflandırılması için yapılacak deneyler belirtilmiştir. Malzemenin yangına önemli bir katkısı olmadığı kabul edilen A sınıfının belirlenmesi için “Yanmazlık deneyi” yapılmaktadır. (9) Bu deney standardını sağlayan ürünlerin yangına katkı yapmadığı kabul edilir. Eğer bu testi geçemeyen alev alan malzemelerin yangın sınıfını belirlemek içinse “Tutuşabilirlik deneyi” uygulanmaktadır. (9) Bu deney ile birlikte D,C veya B sınıfı için “Tek alev başlığıyla deney” yapılmalıdır. (10) Malzemenin yandığında ne kadar ısı çıkardığını belirtme için ise “Kalorifik potansiyel deneyi” kullanılmaktadır. (11) Gene yangın sınıfı belirlemede malzemeye “Tutuşabilirlik deneyi” yapılarak alev alma süresi belirlenmektedir.  (12) Daha sonra bu deneyler ışığında yapı malzemesinin yangına dayanım sınıfı bulunur.

KOMPOZİT MALZEMELER
Kompozitler, en az iki farklı maddenin bir araya getirilmesiyle meydana gelen malzeme grubudur. Üç boyutlu nitelikteki bu bir araya getirmede amaç,  bileşenlerde bulunan istenilen özeliklerin bir araya getirilerek bileşenlerin hiç birinde tek başına mevcut olmayan özeliklerin elde edilmesidir. (13) Kompozitler genel olarak matris olarak kabul edilen sürekli bir faz ile onun içinde dağılı değişik özeliklere sahip donatı fazından meydana gelmektedir. (14) Donatı fazı elyaf, parçacık yada kıymık denilen şekillere sahip malzemelerden oluşabilir.(Bkz. Şekil 1)
Matris fazı, polimer, çimento ya da metal vb. olabilir. Destek fazı ise cam elyafı, silis kumu, metal çubuklar vb. olabilir.
Polimer Matrisli Kompozitler
Kompozit malzemelerde polimer esaslı matrislerin yanı sıra metal, seramik türevi malzemeler de matris olarak kullanılmaktadır. Matris malzemelerinin genellikle plastik esaslı olmasından dolayı kompozit malzemeler de genellikle takviye edilmiş plastikler olarak adlandırılırlar. Metal matrisler büyük çaplı uygulamalarda kullanılmak için pahalı ve çalışılmaları zordur. Seramik matrisler ise yüksek oranda kırılgan olmalarından dolayı yeterli dayanıklılığa sahip olmamaları nedeniyle kullanım alanları yüksek ısı ile kullanılan yerlerle sınırlanmaktadır. Karbon matrisli kompozit malzemeleri üretmek çok zor ve çok pahalıdır. (15)
Matrisler güçlü yapıştırma, çevre ve atmosfer şartlarına yüksek dayanım ve yüksek mekanik özellikler gösterirler. Bir matrisin öncelikle sağladığı mekanik özellikler yüksek sertlik ve yüksek dayanıklılık değerleridir. İyi bir malzeme sert olmalıdır, fakat gevrek bir malzemenin gösterdiği davranışlardan dolayı performansı düşmemelidir. Bu özellikleri büyük ölçüde karşılayan polimer esaslı matrisler termoset ve termoplastik matrisler olarak iki tür olarak bulunmaktadır. Polimer: Her bir molekülünün, birbirine bağlanan ünitelerin tekrarından oluştuğu, uzun zincir moleküllerinden oluşan bir bileşiktir. Çoğu polimerler karbona dayanır ve bu nedenle organik kimyasal madde olarak kabul edilir. Polimerler üç sınıfa ayrılır: Termoplastik polimerler, termoset polimerler, elastomerler. Bunlardan ilk ikisi plastik sonuncusu ise lastiktir. (16)
Termoset Matrisler
Termoset esaslı matrisler, kompozit malzeme matrisleri olarak en sık kullanılan türdür. Termoset plastikler sıvı halde bulunurlar, ısıtılarak ve kimyasal tepkimelerle sertleşir ve sağlamlaşırlar. Termoset polimerlerin polimerizasyon süreci termoplastiklerden ayıran en önemli özelliği geri dönüşü olamamasıdır. Yüksek sıcaklıklarda dahi yumuşamazlar. Çoğu termoset matris sertleşmemeleri için dondurulmuş olarak depolanmak zorundadır. Dondurucudan çıkarılıp oda sıcaklığında bir müddet (1-4 hafta arası) bekletildiğinde sertleşmeye başlar ve özelliklerini kaybederek biçim verilmesi zor bir hâl alıp kullanılamaz duruma gelir. Dondurucu içinde olmak şartıyla raf ömürleri ise 6 ila 18 ay arasında değişmektedir. Termoset reçineler kimyasal etkiler altında çözülmez ve olağandışı hava şartlarında dahi uzun ömürlü olmaktadırlar. Termoset matris malzemelerin üretiminde kullanılan malzeme tipleri epoksi, polyester, vinylester, ve fenolik reçinelerdir. Yüksek mukavemet gerektirmeyen durumlarda en çok kullanılan matris malzemesipolyester reçinesidir. Gelişmiş kompozitlerin üretiminde ise genellikle epoksi ve fenolik reçine kullanılmaktadır. (17)
Epoksi reçine matrisler
Epoksiler iki ya da daha fazla epoksi içeren bileşenlerden oluşurlar. Polifenol’ün epikloridin ile bazik şartlarda reaksiyonu sonucu elde edilirler. Viskoz ve açık renkli bir sıvı halindedirler. Epoksilere uygulanan kür işlemleri ile yüksek sıcaklıklara dayanımları 150-200ºC’a arttırılabilir. Saydam ve yapışkan hal amorf polimerlerin karakteristiğidir. Tüm polimerler düşük sıcaklıklarda saydamlaşırlar ve yüksek sıcaklıklarda kauçuklaşırlar. Geçişin meydana geldiği sıcaklık aralığına “Camsı geçiş sıcaklığı ” adı verilir. Camsı geçiş sıcaklığı maksimum çalışabilme sıcaklığının bir ölçüsüdür. 100 ºC’ a arttırılabilir. 150-250 ºC arasında uygulanacak bir kür ile 150-250 ºC arasında maksimum çalışma sıcaklığı sağlanabilir. Kür işlemleri uygun katalizörlerin kullanılması ile hızlandırılabilir.
Polyester reçine matrisler
Polyester matrisler dizabik asitlerin, dihidrik alkoller (glikol) ya da dihidrik fenollerle karışımının yoğuşması ile şekil alırlar. Polyesterin ana tipleri, polyester bileşeninin doymuş asitle ya da alternatif malzeme olarak glikolle modifikasyonu temeline dayanır. Ayrıca kür işlemi ile matrisin esnekliği iyileştirilerek kopma gerilmesi artırılabilir.
Vinylester reçine matrisler
Polyesterlere benzerler. En önemli avantajları elyaf ve matris arasında iyileştirilmiş bir bağ mukavemetine sahip olmalarıdır. Polyesterde glikolün bir kısmının yerine doymamış hidrasilik bileşenlerin kullanılması ile elde edilirler. Son derece yüksek kimyasal ve çevresel dayanıma sahip olup, mekanik özellikleri ve maliyeti polyester reçineden daha yüksektir. Ayrıca sertleşme sırasında yüksek oranda çekme görülür.
Fenolik Reçine Matrisler
Fenolikler termoset reçineler olup, fenolün bir aldehitle (genellikle formaldehit) katalizör yardımıyla reaksiyonu sonucu üretilirler. Fenolik reçineli kompozitler, ateşe karşı yüksek direnç, uzun süreli kullanım dayanıklılığı, yüksek sıcaklık ortamında mükemmel dayanım ve hidrokarbon ve klorlu çözücülere karşı direnç özellikleri gösterirler. (18)
 Fenolik reçinelerin çok yönlülüğü ve geniş kullanım alanları novolak ve resol reçinelerin farklı şekillerde pazarlanmasını beraberinde getirerek, toz, sıcak eriyik, çözücü bazlı ve sulu çözelti gibi formlarda piyasaya sunulmalarını sağlamıştır. Fenolün aldehitle reaksiyonunda kullanılan katalizatör ve kullanılan formaldehitle fenolün oranı üretilen reçinenin türünü belirler. Üretilen fenolik reçine, asit katalizatörle üretilmişse ve formaldehit / fenol molar oranı 0,9 dan küçükse novolak olarak adlandırılır. Eğer reçine alkali katalizatörle üretilmiş ve formaldehit / fenol molar oranı 0,9’dan büyük ise resol olarak adlandırılır. Novolakların sentezinde oksalik ve sülfürik asit kullanılır. Resollerde ise hidroksit, sodyum, lityum, potasyum, baryum ve kalsiyum elementlerinin hidroksitleri veya alifatik aminleri kullanılır. Novolakların ve resollerin ikisi için de suda %37-52 formaldehit çözeltisi (metilen glikol), CH2(OH)2 kullanılır. (19) Novolak sentezinde ilk reaksiyon, asit katalizatörün metilen glikolle reaksiyonu sonucunda karbonyum iyonu oluşumudur. Karbonyum iyonu daha sonra fenolle reaksiyona girerek metilolfenol oluşturur.
Difenil metan en düşük moleküler ağılığa sahip novolaktır. Novolaklar termoplastik reçinelerdir ve termoset olmaları için heksametilentetramin (HEXA) ile reaksiyona girmeleri gerekir ve bu reaksiyonun oluşması için ısıya ihtiyaç vardır. Fenolik reçinelerin çok yönlülüğü ve geniş kullanım alanları novolak ve resol reçinelerin farklı şekillerde pazarlanmasını beraberinde getirerek, toz, sıcak eriyik, çözücü bazlı ve sulu çözelti gibi formlarda piyasaya sunulmalarını sağlamıştır.
 Novolak HEXA karışımı tozlar genellikle döküm kalıpları, öğütme merdaneleri gibi alanlarda kullanılmaktadır. Resol fenolik reçineler ise fiber takviyeli kompozit üretimi için kullanılmaktadırlar. Fenolik reçinelerin ısı kalkanı amaçlı, cam ve karbon fiberli kompozitlerde kullanılma miktarı giderek artmakta olup bunun nedeni diğer termoset reçinelerle karşılaştırıldığında fenolik reçinenin alev ortamında alev yayılmasının yavaş olması, az miktarda duman oluşturması ve bu dumanın toksik özelliğinin düşük olmasıdır. Bu avantajlarının yanı sıra fenolikler diğer reçinelerle kıyaslandığında daha ucuzdurlar. 1980’li yıllarda Federal Havacılık Kurumu, hava ulaşımı araçları için olan yanma anında toksik duman yayma ve alev yayılma spesifikasyonlarını sıkılaştırdı. Bunun amacı uçak yangınlarında yangının yayılmasını yavaşlatmak ve yolcuların tahliye edilebileceği süreyi arttırmaktı. Bu spesifikasyonları sağlayabilen kompozit türü ise cam veya karbon fiber takviyeli fenolik kompozitler olmuştur. Günümüzde fenolik kompozitler uçakların iç duvar, tavan ve yer kaplamalarında kullanılmakta ve geleneksel polyester, epoksi ve vinil ester reçineli kompozitlerin yerini almaktadır. Bu konunun önemi İngiltere’de King’s Cross istasyonunda çıkan metro yangınında
da görülmüştür. Yangında 31 kişi ölmüş, yüzlerce kişi yaralanmış ve bunun sonucunda İngiltere hükümeti yeni bir kanun çıkartarak (BS 6853), yer altı taşımacılığında kullanılan kompozit malzemeler için alev yayılması ve duman yoğunluğu konularında katı sınırlamalar getirmiştir. Bunu sınırlamaları geçebilen kompozitler ise Georgia - Pacific ve Borden Cellobond firmalarının ürettiği fenolik kompozitler olmuştur. Daha sonra Fransa ve İskandinav ülkeleri metroları da bu sınırlamaları takip ederek fenolik kompozit malzeme kullanımına geçmişlerdir. (20)
Termoplastik Matrisler
Termoplastik polimerlerinin çeşitlerinin çok fazla olmasına rağmen matris olarak kullanılan polimerler sınırlıdır. Termoplastikler düşük sıcaklıklarda sert halde bulunurlar ısıtıldıklarında yumuşarlar. Termosetlere göre matris olarak kullanımları daha az olmakla birlikte üstün kırılma tokluğu, hammaddenin raf ömrünün uzun olması, geri dönüşüm kapasitesi ve sertleşme prosesi için organik çözücülere ihtiyaç duyulmamasından dolayı güvenli çalışma ortamı sağlaması gibi avantajları bulunmaktadır. Bunun yanı sıra şekil verilen termoplastik parça işlem sonrası ısıtılarak yeniden şekillendirilebilir. Oda sıcaklığında katı halde bulunan termoplastik soğutucu içinde bekletilmeden depolanabilir. Termoplastikler yüksek sertlik ve çarpma dayanımı özelliğine de sahiptirler. Yeni gelişmelerle termoplastiğin sağladığı bu artı değerleri son dönem termoset matrislerinden 977-3 Epoksi ve 52450-4 BMI reçineleri de sağlamaktadırlar. Termoplastiklerin kompozit malzemelerde matris olarak tercih edilmemelerinin başlıca nedeni üretimindeki zorlukların yanı sıra yüksek maliyetidir. Oda sıcaklığında düşük işleme kalitesi sağlarlar, bu onların üretimde zaman kaybına yol açmasına neden olur. Bazı termoplastikleri istenilen şekillere sokabilmek için çözücülere ihtiyaç duyulabilir. Termoplastiklerin, termosetlere kıyasla hammaddesi daha pahalıdır. Başlangıçta amorf yapılı reçinelerden polietersulfon (PES) ve polieterimid (PEI) matris olarak kullanılmaktaydı. Sonraki dönemde ise havacılık sektörü uygulamalarıiçin çözücülere karşı dayanım önemli bir kriter olarak ortaya çıkmıştır. Bu ihtiyaç sonrasında Polietereterketon (PEEK) ve Polifenilen sulfit (PPS) gibi yarı-kristal yapılı plastik malzemeler geliştirilmiştir. Ayrıca sınırlı oranlarda Poliamidimid (PAI) ve Poliimid gibi plastiklerde kullanılmaktadır. Bu polimerler diğer termoplastiklerden farklı olarak polimerizasyonlarını kür aşamasında tamamlarlar. En yoğun çalışmalar ise PA, PBT/PET ve PP gibi düşük sıcaklıklarda kullanılan polimerlerin üzerine yapılmıştır. Tüm bu polimerlerin haricinde ABS, SAN, SMA (StirenMaleikAnhidrit), PSU (Polisülfon), PPE (Polifenilen Eter) matris olarak
Kullanılır. Termoplastik reçineler malzemenin çekme ve eğilme dayanımlarının artırılması için kullanılırlar. Otomotiv sektöründe yaygın olarak kullanılan termoplastikler uçak sanayisinde de yüksek performanslı malzeme çözümlerinde kullanılmaktadırlar. Çoğunlukla enjeksiyon ve ekstrüzyon kalıplama yöntemleri ile üretilen termoplastiklerin üretiminde GMT (Glass Mat Reinforced Thermoplastics /Preslenebilir Takviyeli Termoplastik) olarak da üretilmektedir Bu yöntemlehazırlanan takviyeli termoplastikler soğuk plakaların preslenebilmesi ve geri dönüşüm sürecine uygunluğundan dolayı özellikle otomotiv sektöründe tercih edilmektedir. (17)
Polimerlerden imal edilen EPS ve XPS gibi ısı yalıtım malzemelerin 70-80 ºC de deforme oldukları bilinmekte ve yapılan çalışma sonucu yangın sınıfı E olarak belirlenmiştir. (21)

Kaynaklar

1. TSE ISO/TR 13387-1 . Yangın Güvenliği Mühendisliği - Bölüm 1: Yangına Karşı Performans Kavramlarının Tasarım Amaçlarına Yönelik Olarak Uygulanması. Ankara : Türk Standartları Enstitüsü, 2009.
2. DEMİREL, Füsun ve BAŞDEMİR, Hüseyin. Binalarda Pasif Yangın Güvenlik Önlemleri Bağlamında Bir Literatür Araştırması. s.l. : Politeknik Dergisi, 2010. Cilt 13, 2, s. 101-109.
3. Sedat, ALTINDAŞ. Kapalı Hacim Özelliklerine Göre Binalarda Öngörülen Yangına Direnç Sürelerinin Belirlenmesine Yönelik Bir Model Önerisi. Ankara : s.n., Haziran 2010.
4. ARPACIOĞLU, Ümit. Yangın Merdiveni Tasarımının Kent Dokusu İçinde Korunması Gerekli Kültür Varlıklarına Etkisi. Tasarım+Kuram. 2010. Say› 9-10, 2010, s. 12-20.
5. Hull, T. Richard ve Stec, Anna A. Polymers and Fire. Cambridge : s.n., 2009.
6. Resmi Gazete. Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik. 2009. 15369.
7. DEMİREL, Füsun ve ALTINDAŞ, Sedat. Çatı ve Çatı Kaplamalarının Dış Yangın Performanslarının Avrupa Birliği Direktiflerine Göre Sınıflandırılması ve Konunun Türkiye - Avrupa Genelinde İrdelenmesi. Ankara : Politeknik Dergisi, 2010. Cilt 13, 1, s. 65-70.
8. TSE EN 13501-5. “ Yapı mamulleri ve yapı elemanları Yangın sınıflandırması - Bölüm 5: Çatıların dış yangınlara maruz bırakılması deneylerinden elde edilen veriler kullanılarak sınıflandırma.
9. TS EN ISO 1182. Yapı mamullerinin yangın deneylerine tepkisi - Tutuşmazlık deneyi. Ankara : s.n., 2010.
10. TS EN 13823+A1. Yapı ürünleri için yangına tepki deneyleri-Tek bir yakma unsuru ile ısıl etkiye maruz kalan döşemeler haricindeki yapı ürünleri. 2015.
11. TS EN ISO 1716. Yapı ürünlerinin yangına tepki deneyleri – Brüt yanma ısısının tayini (kalorifik değer) (ISO 1716:2010).
12. TS EN ISO 11925-2. Yangın deneylerine reaksiyon - Aleve doğrudan maruz kalan ürünlerin tutuşabilirliği - Bölüm 2: Tek alev kaynağıyla deney. 2011.
13. ÜNAL, Osman. Kompozit Malzemeler. Yapı Malzemesi Ders Notları.
14. Ersoy, Halit Yaşa. Kompozit Malzeme. İstanbul : Literatür, 2001.
15. MAĞDALA, Melih Özgün. Isı Kalkanları İçin Kalıplanabilir Karbon Fenolik Kompozit. s.l. : İTÜ, HAZİRAN 2009.
16. VURAL, Murat. Polimer ve Kompozit Malzemeler. Ders Notları. s.l. : İTÜ Makine Fakültesi.
17. ENŞİCİ, Ayhan. Polimer Esaslı Kompozit Malzemeler ve Ürün Tasarımında Kullanımları. 2004.
18. SOLMAZ, Murat Yavuz ve GÜR, Mustafa. Tabakalı Kompozit Plakalarda Takviye Malzemesi ve Oryantasyon Açısının Gerilme Analizine Etkisi. s.l. : Fırat Üniversitesi, 2007.
19. Qureshi, S.P. Phenolic Resins. s.l. : Georgia-Pacific Resins, Inc. ASM International, 2001.
20. Zingaro, J.R. Phenolic Composites in the Aircraft Industry and the Necessary Transition to the Mass Transit Rail Industry. s.l. : Composites Institute, Society of the Plastics Industry Inc., 1996.
21. UYGUNOĞLU, Tayfun, et al. EPS ve XPS Malzemeleriyle Yapılan Mantolamaların Yangın Sırasındaki Davranışlarının Araştırılması. s.l. : Politeknik Dergisi, 2015. Cilt 1, 18, s. 21-28.
22. Dokur, M. Karbon Fiber Esaslı Polimerik Matrisli Kompozitlerin Üretimi ve Karakterizasyonu, Yüksek Lisans Tezi. s.l. : İstanbul Teknik Üniversitesi, 2008.
23. Murphy, Harrison ve Slavik, Juraj. US 2004/0060119 A1 United States, April 2004.
24. Walsh, P.J. Zoltek Corporation. s.l. : ASM International -Composites- Volume 21-, 2001.
25. YILDIRIM, Serdar ve ÇELİK, Erdal. Alev Geciktirici Huntit ve Hidromanyezit Nanopartikül Takviyeli Polimerik Kompozit Kaplamalar.
26. Gardziella, A., Pilato, L.A. Phenolic Resins Chemistry, Applications Standardization, Safety and Ecology. 1999.
27. Mouritz, A. P. ve Gibson, A. G. Fire Properties of Polymer Composite Materials. s.l. : Springer.
28. Mouritz, A.P., Mathys, Z. ve Gibson, A.G. Heat release of polymer composites in fire.
29. Zhang, H. Fire-Safe Polymers and Polymer Composites. Federal Aviation Administration technical report. Washington, D.C : U.S. Department of Transportation, 2004.
30. Frazer, A.H. High Temperature Resistant Polymers. New York : s.n., 1968.
31. Hollaway, L.C. A review of the present and future utilisation of FRP composites in the civil infrastructure with reference to their important in-service properties. Construction and Building Materials. 2010.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme