30 Kasım 2018 Cuma

The Wind That Shakes The Barley - Özgürlük Rüzgarı

         
            Bu yazı 2006 yılında yayınlanan yönetmen  Ken Loach'unThe Wind That Shakes The Barley - Özgürlük Rüzgarı  filminin incelemesidir. Film İrlanda’nın bağımsızlık savaşı sırasında mücadele eden iki kardeşin hikayesini anlatıyor. Eğer filmi izlemediyseniz  film hakkında oldukça fazla "heves kaçırıcı bilgi - spoiler" içerdiği için önce filmi izlemek isteyebilirsiniz. Bu inceleme hem üç perdeli sekiz sekans yaklaşımına göre hem de Christopher Vogler'ın on iki aşamalı Kahramanın Yolculuğu - The Hero's Journey yaklaşımına göre incelenmiştir. Senaryosu  Paul Laverty'e ait olan bu film 2006 yılında Cannes'da Altın Palmiye'nin sahibi olmuştur. Yönetmen Ken Loch 2016 senesinde I, Daniel Black filmi ile on yıl aradan sonra ikinci kez Altın Palmiye'yi kazanmıştır.



            Hikaye 1920 yılında İrlanda geçiyor. Film Hurling oynayan insanlar ile başlıyor. Damien adındaki ana karakter doktordur ve Londra'ya çalışmaya gitmek üzeredir. Buraya kadar kahramanın gündelik hayatını görüyoruz (Gündelik Dünya-Ordinary World). Oyun dönüşünde İngiliz askerleri köye gelerek İrlandalıları sıraya dizer ve sorgular. Bilgilerini vermeyi ret eden ve adını söylemeyen Mikail adlı İrlandalı İngiliz askerleri tarafından öldürülür. Burada Damien ilk ikilemini yaşar. Londra'ya gidip doktorluk yapmak isteyen kahramanımızı arkadaşları İngilizlere karşı savaşmaya davet ederler. Bu aşama "Maceraya Çağrı" bölümüdür (Call the Adventure). Ancak kahramanımız her şeye rağmen İngiltere'ye gitmeye karalıdır ve Londra'ya gitmek için tren garına gider (Çağrının Reddi-Refuse of the Call). Damien Londra'ya gitmek için tren beklerken İngiliz askerlerini görür. Makinist askerleri trene almaz. Askerler makinist ve hareket memurunu yaralar. Bunu gören Damien makinistin İngiliz askerlerine karşı duruşundan etkilenir ve Londra'ya gitmez. Burada makinist daha sonra da karşımıza çıkacak bir karakterdir. Böylece ilk sekansın sonuna gelinir.

            İkinci sekansın başında Damien ve arkadaşları milis güçlerine katılarak askeri eğitim almaya başlar. İlk olarak karakolu basarlar. Silahları alıp askerleri uyarır ve çıkarlar. Daha sonra bilardo oynadıkları salona İngiliz askerleri gelir ve arama yapıp içeri geçerler. Damien ve arkadaşlarına gizlice getirilen silahlar ile bu İngiliz askerleri öldürülür. Damien'ın ilk kanı dökmesi ile ilk perde biter. Karakter kasabanın doktor çıkmış zeki çocuğu iken yapılan zulüm karşısında davasına sadık bir gerillaya dönüşmüştür. İkinci sekans burada sona erer.

            Yaptıkları eylemler sonucu aranan grubun yerini ihbar üzerine öğrenen İngilizler herkesi yakalar. Başları olan Teddy'i aramaktadırlar. Damien kendisinin Teddy olduğunu söyleyerek ortaya atılır. Ancak abisi olan gerçek Teddy buna izin vermez ve gerçek Teddy'nin kendisi olduğunu söyler. İşkence görmesine rağmen konuşmaz. Makinist Dan'ın konuşmaları Demain'ı etkiler. Senoryonun "Akıl Hocası - Meeting the Mentor" bölümü burasıdır. İrlandalı bir İngiliz askerinin yardımı ile hapisten kaçarlar. Ancak 3 arkadaşları ayrı hücrede olduğundan onları yanlarına almayı başaramazlar. Üçüncü sekans burada sona erer.

            4. sekans kendilerini ihbar eden çiftçiye baskın yapıp  kaçırmalarıyla başlar. Burada karakter asıl içsel çatışmasını  yaşar. "5 yıl anatomi okudum ve adamı kafasından vuracağım" der (Eşiği Geçme-Crossing the Thereshold). Bir çatışmada kendi arkadaşlarını ihbar yüzünden idam ederken yaşar ancak emri yerine getirir. Kahramanın yolculuğunda "Sınavlar Dostlar Düşmanlar - Tests Allies Enemies" bölümü. 3 perde yaklaşımında  senaryonun ilk doruk noktasıdır. 

            5. sekans İrlanda'nın kendi kurduğu mahkeme sahnesi ile başlar. Tefeci cezalandırılır ancak Teddy mahkemeye karşı gelerek tefeciye silah almak için ihtiyacı olduğunu söyler. Kardeşler arasında (ve tabi örgüt içinde de) ilk ayrılık burada başlar. Teddy daha pragmatik yaklaşırken Demain daha ilkecidir. Demain abisine karşı makinist Dan'ı tutar. (Mağraya Doğru - Approach to the Inmost Cave)

            Örgüt bir ingiliz askeri konvoyuna pusu kurar en önde Teddy yer alır. Başarılı bir pusu olur ve tüm İngilizler ölür. Dönüşte kurşunu biten grup İngilizlerin evi yakarak kadınlara işkence yaptığını görür. Demain daha duygusal davranıp onları kurtarmak isterken Teddy daha soğukkanlı bir yaklaşımla bunun sadece kendisini öldürtmeye yarayacağını söyler. Burada iki kardeş arasındaki fark belirginleşir (Ateşten Gömlek - Ordeal). İkinci doruk noktası 6. sekansın sonunda sinemada barış anlaşmasını ve anlaşma şartlarını görürler (Kılıç kuşanmak - Reward) ve bir kısım tepki gösterir. 

            7. sekans başında İngilizler anlaşma sonrası İrlanda'dan çekilirler (Geri dönüş yolu - The Road the Back). Ancak anlaşmadan memnun olmayan bir bölüm milis direnişe devam kararı alır. Demain'de bunlar arasındadır. Özgür ülke ordusu ile milisler arasında çatışmalar yaşanır ve özgür ülke ordusundan askerler vurulur. Bunun üzerine hükumet tarafında olan Teddy milislere karşı sert önlemler alacağını söyler.  Kilise sahnesi ile ağabey kardeş bir daha çatışma yaşar (Diriliş - Resurrection). Sonrasında ilk sekanstaki sahne tekrarlanır ancak İngilizlerin yerini İrlanda askerleri almıştır.

            Son sekansa gelindiğinde Damein karakola  silah çalmaya girer. Bu sefer İngilizlerden değil beraber çarpıştığı abisinin de bulunduğu özgür ülke ordusunda çalar. Kaçarlarken Dan vurulur Damein onu kurtarmak için durur ve askerlerin Dan'ı infaz ettiğini görür kendisi de yakalanır. Abisi filmin başında Damein'ın kendisini kurtarmak için aynı hücrede öne atıldığını hatırlatır ve teşekkür eder. Damein'den arkadaşlarını ispiyonlamasını ister ancak Damein bunu red eder (Ödülü Getirme - Return with Elixir). Abisi kardeşini idam eder ve haberi karısına götürür  . Aynı Damein'ın infaz ettiği arkadaşının annesine haberi götürdüğü gibi. SON.


            Bu incelemede bazı yanlışlar olabileceğini kabul ediyorum. Ancak bir filmi iki farklı dramatik yapı modeli ile incelenmesi hakkında fikir verecektir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder